Türkiye Cumhuriyeti

Şanhay Başkonsolosluğu

Dışişleri Bakanlığı Açıklamaları

No: 105, 6 Nisan 2017, Gkry’nin Bazı Hidrokarbon Şirketleriyle Keşif Ve Üretim Sözleşmeleri Imzalaması Hk. , 06.04.2017

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Kıbrıs Türkleri’nin haklarını hiçe sayarak, 5 ve 6 Nisan tarihlerinde bazı uluslararası hidrokarbon şirketleri ve konsorsiyumlarıyla keşif ve üretim sözleşmeleri imzalamıştır. Kıbrıs Rum tarafının, esasen Kıbrıs Türk halkıyla yeni bir ortaklık kurma yönünde, güçlü siyasi irade sergilemesi beklenen bir dönemde, Ada’nın yegane sahibi gibi davranmakta ısrar ederek tek yanlı faaliyetlerini sürdürmesi, kaygı verici olduğu kadar kabul edilemez bir durumdur.


Bu konuda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada dile getirilen hususların tamamına katılıyor, Kıbrıs Türk tarafının haklı kaygılarını ve infialini paylaşıyoruz.


Hatırlanacağı üzere hidrokarbon şirketlerinin Kıbrıs Türkleri’nin de haklarının bulunduğu deniz sahalarında faaliyet göstermelerinin sakıncalarına geçmişte tarafımızca da defaatle dikkat çekilmiştir. Ayrıca, bahsekonu sahalar arasında yer alan 6 numaralı parselin önemli bir bölümü Türkiye’nin kıta sahanlığı sınırları içerisinde kalmaktadır. Yabancı şirketlerin deniz yetki alanlarımızda izinsiz hidrokarbon arama ve çıkarma faaliyetlerinde bulunmasına hiçbir şekilde izin verilmeyecektir.


Tek yanlı hidrokarbon faaliyetleri bağlamında GKRY ile işbirliği yapmakta olan şirketlerin, Ada’daki diğer kurucu halk olan Kıbrıs Türklerinin iradesini dikkate almayan tutumları, önümüzdeki dönemde Türkiye ile enerji alanında ortak projelere katılımları açısından ayrıca değerlendirilecektir. Öte yandan, Rum tarafı ile enerji alanında akdedilen bu sözleşmelerin kapsamlı çözümün ardından geçerliliklerini muhafaza edip etmeyeceklerinin, yeni devleti oluşturacak tarafların ortak değerlendirmesine tabi tutulacağı da unutulmamalıdır.


Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı, Kıbrıs Adası’nda müzakere edilmiş bir çözüm istemektedir. Kapsamlı çözüm öncesinde Ada’nın doğal kaynakları üzerinde tasarrufta bulunulmasının tek yolu ise, Kıbrıs Türk tarafının rızasının alınması suretiyle kaynakların ortak işletimi ve elde edilebilecek gelirlerin adil paylaşımına yönelik düzenlemelerin yapılmasından geçmektedir.


Rum tarafına, gelecekte eşit siyasi ortak olacakları Kıbrıslı Türk halkının Ada’nın doğal kaynakları üzerindeki asli haklarını dikkate alması ve kapsamlı çözüme yönelik çabaların başarısızlıkla sonuçlanmasına yol açabilecek tek yanlı faaliyetlerini durdurması yönündeki çağrımızı yineliyoruz.


Ülkemizin, kıta sahanlığımızdaki hak ve menfaatlerimiz ile KKTC’nin hak ve menfaatlerini korumak için gerekli her türlü tedbiri almaya devam edeceğini önemle vurguluyoruz.